BASINA VE KAMUOYUNA

Toplumsal düzenin dinsel referanslara dayanarak yeniden kurgulanmasında çocuklarımız araç olarak kullanılmaktadır. 4+4+4 yozlaştırmasıyla başlayıp, son Milli Eğitim Şurası ile geliştirilen toplumu susturma çabaları elle tutulur gözle görülür duruma geldi.

Dershaneleri kapatıyoruz aldatmacasıyla kamu kaynakları yeni oluşturulacak özel okullara aktarılmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, din derslerinin zorunlu tutulamayacağına ilişkin kararı uygulanmadığı gibi din eğitimini anaokullarına dek yaygınlaştırıp, yardımcı seçmeli din konularına ilişkin derslerle de yoğunlaştırarak, karma eğitimi adım adım ortadan kaldırmaya çalışmaktadırlar. Osmanlıca öğrenme zorunluluğu getirerek Latin harflerinden oluşan Türk abecesini unutturmak istiyorlar.

Devleti dinselleştirmeye, imam hatip okullarını çoğaltamaya çalışmaktadırlar. Devleti tek tipleştirmeye yönelip; tek dil, tek din, tek mezhep gibi uyumlu ve boyun eğen bir toplum yaratmaya çalışılıyor. Din derslerinde uygulamalara yönelip, çocuklarımız, isteyip istemediklerine bakmaksızın Arapça dualar ezberlemeye zorlanıyor.

Bu nedenlerle 13 Şubat 2015 Cuma günü okulların boykot edilmesine destek vermek; bilimsel, demokratik, laik ve anadilde eğitim talebimizi yükseltmek için biz veliler de çocuklarımızı Cuma Günü okula göndermeyeceğiz.

Üyelerimize ve tüm velilere duyurulur.11.02.2015

ÖV-DER Genel Yönetim Kurulu a.

Enver ÖNDER

OKUL SERVÝS ARAÇLARI

2013-2014 Öðretim eðitim yýlýnýn baþlamasý ile birlikte servis araçlarýnýn karýþtýðý kazalar da yoðunlaþmaya baþladý. Bu nedenle öðrenci ve velilerimizin servis araçlarý konusunda duyarlýklarýný tazelemeleri yararlý olacaktýr.

Öðrencilerin can güvenliði ve trafik özenliliði bakýmýndan servis araçlarý ile ilgili kurallarýn yeniden gözden geçirilmesi ve kurallara uymanýn öneminin anýmsatýlmasýnda yarar vardýr. Okul servis araçlarýnda C plakasý bulunmasý zorunludur. Araçlara çalýþma iznini Büyük Þehir Belediyesi vermektedir. Ancak, öðrenci ve velilerin de denetlemek, kurallara uyulup uyulmadýðýný izleme haklarý vardýr. Kurallara uymayan araçlar hakkýnda tutanak tutulup, suç duyurusunda bulunulursa trafikten men edilebilirler.

Öðrenci ve veliler de güvenli ulaþým için araçlarýn kurallara uyup uymadýklarýna özen göstermeli. Okul servis araçlarý sürücüleri:

1- Ayakta yolcu taþýmamalý,
2- Emniyet kemeri mutlaka takýlmalý,
3- Sürücünün dikkatini daðýtacak söz ve davranýþlarda bulunulmamalý,
4- Servis araçlarýna okul bahçesi içinde inilip, binilmeli,
5- Araç tam olarak durmadan öðrencilerin kalkmasýna izin verilmemeli,
6- Araçlarýn cam ve kapýlarýndan dýþarýya sarkýlmamalý,
7- Ücretler fiyat tarifelerine göre ödenmeli,
8- Veliler, servis aracýnýn plakasýný, sürücünün adýný ve telefon numarasýný öðrenmeli,
9- Þikâyetler, Büyükþehir Belediyesinin 153 no’lu Mavi Masa hattýna yapýlmalý.

OKUL SERVÝS ARAÇLARINDA BULUNMASI GEREKEN DONANIMLAR:
Servis araçlarýnda çalýþma izni ve çalýþtýðý güzergâhýnýn herkesin görebileceði biçimde bulundurulmasý gerekir. Ayrýca:

1- Servis araçlarýnýn arka kýsmýnda kýrmýzý ýþýklý DUR levhasý, OKUL TAÞITI yazýsý bulunmalý. DUR levhasýnýn öðrenci indirip- bindirme sýrasýnda yanmasý gerekmektedir.
2- Koltuk sayýsýna göre öðrenci taþýnmalý,
3- Araç camlarý sabit olmalý,
4- Araç kapýsý otomatik olup, içerden sürücü tarafýndan açýlmalý,
5- Fiyat tarifeleri aracýn ön camýnýn sað üst kýsmýnda bulunmalý,
6- Okul servis araçlarý 12 yaþýndan küçük olmalý,
7- Taþýma esnasýnda müzik çalýnmamalý,
8- Sürücünün kýlýk kýyafeti düzgün olmalý, sigara içmemeli,
9- Araçlar temiz olmalý, camlarýnda kýrýk olmamalý,
10- Her öðrenci için emniyet kemeri bulunmalý ve takýlmasý saðlanmalýdýr.
11- Ýlköðretim, ortaöðretim öðrencileri için rehber öðretmen bulundurulmalý,
12- Hýzlý ve trafiði tehlikeye düþürecek biçimde araç kullanýlmamalý.
13- Ýlk yardým çantasý ve yangýn söndürme cihazý bulundurulmalý,
14- Araçlarýn bakým ve onarýmlarý 6 ayda bir yapýlmalý.
26.09.2013 Enver ÖNDER
ÖV-DER

EÐÝTÝMDE NEREYE?

Enver ÖNDER

2013-2014 öðretim yýlýna belirsizlikler ve kaos içinde baþlanýyor. On yýllýk yönetimin beþ bakaný, onlarca deðiþiklikle eðitimi tam bir kargaþa içine soktular. Bu bakanlarýn tek ortak yönleri var: kör topal iþleyen eðitim dizgesini bozmak, daðýtmak. Yerine koyduklarýný öne sürdükle ilkesiz, kuralsýz ve araþtýrmaya dayanmayan uygulamalarý daha uygulanmadan deðiþtirmek. Bu yaklaþýmýn adý nereden bakarsanýz bakýn yalnýzca bozmaktýr.

Ayný hükümetin bakanlarý olmalarýna karþýn birbirlerini tamamlamak, yanlýþlarý doðrularla deðiþtirmek yerine, her bakan yanlýþý daha büyük bir yanlýþla düzeltmeye kalkýþtý. Yetmedi ayný bakan bir gün içerisinde kendinden menkul yetki ile öne sürdüðü bir yöntemi ertesi gün yanlýþýn boyutunu büyüterek deðiþtirdi. Yýllar süren bu çabalardan sonra öðretim eðitim etkinlikleri tanýnmaz, izlenemez ve güvenilmez duruma geldi.

Özellikle SBS velilerin, þaþkýn, kýzgýn ve umutsuz duruma düþmelerine neden oldu. Bir yanda herhangi bir okula kaydýný yaptýramayan yüz binlerce öðrenci, öte yanda boþ kalan kontenjanlar. Bu belirsizliklerin öðrenci ve veliler üzerinde yarattýðý sýkýntý yetmiyormuþ gibi mahallelerinde evine en yakýn okula gidemeyecek öðrenciler, ailelerine her ay yüklü tutarda servis ücreti yükü getirecek. Ayrýca yollarda yitireceði zaman da baþka bir yük olacak.

Geçen yýl imam hatip okullarýnda yýðýnla boþ kadro olmasýna karþýn bu yýlda okul dönüþümlerinin sürdürülmesinin anlamý nedir? “Biz dindar ve kindar nesiller yetiþtireceðiz. Bizim ölçütlerimize uymayanlar kendi eðitimini kendi üstlensin,” demektir. Ýyi de bu yapýlan, kamu okullarýnýn gasp edilmesi deðil mi? Halkýn okullarýný halk çocuklarýna nasýl kapatýrsýnýz?

Geçmiþ yýllarda okulsuz öðrencimiz olmadýðý gibi, kýrsal kesimde ki kimi okullar taþýmalý eðitim gerekçesi ile kapatýlmýþtý. Þimdi ne oldu, okullar nereye gitti de çocuklarýmýza mahalle ya da semtlerinde okul bulunamýyor? Öðretim eðitime darbe vurma, okullarýn iþlevlerini deðiþtirmek suretiyle yozlaþtýrýlmasý kimsenin gözünden kaçmýyor. Bir gün bunlarýn geri dönüþü gündeme gelirse hiç kimsenin barýþtan, demokrasiden ve birlikte yaþamanýn gereklerinden söz etme hakký olmaz. Eðitimi sýnava endeksli olmaktan çýkarmak adýna getirilen yeni sistemle 36 sýnav önerilmektedir. Bu durum hem sýnava endeksliliði yoðunlaþtýracak hem de dershanelere daha çok gereksinme duyulmasýný getirecek.
Genel liselerin kaldýrýlmasý, SBS’yi kazanamayan öðrencilerin isteklerine bakýlmaksýn imam hatip lisesi ya da meslek lisesi seçeneði ile karþý karþýya kalmasý bir dayatmadýr. Genel liselere dokunulmamalý. Ýmam hatip lisesi açýlmak isteniyorsa savaþ sanayisine ve baþka ülkelerin muhalif güçlerine akýtýlan paralarla gerektiði denli imam hatip lisesi açýlabilir.
Eðitim kurumlarýný, meslekten olmayan, insan ve yurttaþ yetiþtirme felsefesinden yoksun, niteliksiz sözde eðitimcilerin elinden kurtarmak herkes için kaçýnýlmazdýr. Akþamdan sabaha deðiþtirilerek getirilen önerilerin hiçbir eðitim bilimsel temeli ve altyapýsý yok. Eðitimcilerin örgütleriyle, eðitim uzmanlarýyla ve bu etkinlikte taraf olan, yapýlan iþlerden doðrudan etkilenen öðrenci, öðretmen ve velilerle görüþmeden alýnan kararlarýn elbet ayaðý yere basmayacaktýr.

Týpký, Milli Eðitim Bakanýnýn “Her okulda bir iki iyi öðretmen var,” demesi gibi. Sayýn bakan hangi ölçüte dayanarak, hangi araþtýrmadan yola çýkarak böyle bir açýklama yapýyor, anlamakta zorlanýyoruz. Oysa bizim bildiðimiz öðretmenlerimizin hepsi iyidir. Yalnýzca yöneticilerinin eðitim alaný ile ve topluma saygý ile tanýþýklýðý yoktur. 15.09.2013

 

OKULLAR AÇILIYOR MU?

Okullar açýlmadan, okulun iþlevini ve öðrenciye yüklenebilecek sorumluluðu ispiyonculuða yönlendirmeye baþladýlar. Okullarda yönetici ve öðretmenlerle öðrencilere gezi eylemlerine katýlan öðretmenlerin adlarý sorulmaktadýr.

Bu hiçbir hukuk devleti anlayýþýnýn kabul edemeyeceði zaptiye yöntemidir. Öðretmen görevini býrakýp eyleme katýlmýþsa bunun için baþka bir tanýða ya da muhbir yurttaþa gereksinim yoktur. Dinlenme, döneminde, görevli olmadýðý zamanlarda nerelerde ne yaptýðý ise öðrencilerinin ve meslektaþlarýnýn bilmesi gereken bir durum deðildir. Okullarýn hepsini Anadolu lisesi yapacaðýz açýklamasýnýn altýndan tüm liselerin imam hatip okulu yapýlmasý çýktý. Bu da; bir yandan öðrencileri istemedikleri okula kaydolmak zorunluluðu ile karþý karþýya býrakacak, öte yandan hiç gerek yokken ikili eðitime geçilmesini getirecek.

Hiçbir ön hazýrlýk yapýlmadan, ben yaptým oldu mantýðý ile genel liselerin kapatýlmasý yeni bir kaosun doðmasýna neden olacaktýr. Anadolu Liselerine kayýt yaptýramayan öðrenciler, okulsuz kalmak, seçmedikleri okullara taþýnmak zorunda kalacaklar.

Ýmam hatip okullarýnýn açýlmasýna kimsenin itirazý yok. Ancak, eðitim sistemini bir bütün olarak þirazesinden çýkarmak çocuklarýmýza ve topluma ihanettir. Geçen öðretim yýlýnda açýlan 1141 imam hatip ortaokulundan 120’sine hiç kayýt yapýlmamýþ iken, bu yýl genel liselerinin tümünü Anadolu lisesine dönüþtürüyoruz bahanesi ile imam hatip okulu sayýsýnýn çoðaltýlmasý topluma bir dayatmadýr.

2012-2013 öðretim yýlýnda lise eðitimi veren 1111 ortaöðretim kurumunun tamamýnýn Anadolu lisesi, imam hatip lisesi ya da meslek lisesine dönüþtürülmesinin eðitim bilimle açýklanabilecek bir yaný var mýdýr? Bu durum kamuoyunda tartýþýldý mý, veli çoðunluðu ve öðrenciler bu uygulamaya sýcak bakýyor mu? SBS’yi kazanamayan 574 bin öðrencinin durumu ne olacak? Bu çocuklarýmýzý sizin seçiminize göre okullara gönderirseniz, orada doðacak sorunlar, uyumsuzluklar ve baþarýsýzlýklarýn sorumlusu kim olacak?

Bu, öðretim eðitim düzenlemesi deðil öðrenciler cezalandýrma yöntemidir. 49 449 öðrenci hiçbir ilk ve ortaöðretim kurumuna kayýt yaptýrmamýþken, 787 121 öðrencinin kayýtlý olmalarýna karþýn devamlarý saðlanamamýþken mevcut okullarý gereksiz iþlere ayýrarak öðrencileri okullarýndan ve mahallelerinden koparacak düzenlemeler, düzensizlik getirir.

MEB, bilimsel eðitim politikalarý belirleyerek, politikalar arasýnda eþgüdüm saðlayarak, toplumun ortak isteklerini yerine getirerek, öðrencilere özgür bir eðitim ortamý saðlamak durumundadýr.

Gezi direniþine destek verdiði için öðretim üyesinin görevine son veren anlayýþ bilim mi istiyor biat mý? Ailelere ileti göndererek çocuklarýna karþý cins ayrýmcý yaklaþým öneren bakanlýk gerçekten utanýlacak durumdadýr. Hem öneriler çað dýþýdýr, hem de velilerin elektronik bilgilerinin ayaða düþürülmüþ olmasý sorumsuzluktur.

Özel okul sahiplerinin elde ettikleri bu bilgileri, okullarýný pazarlama ve velilerle pazarlýk aracý olarak kullanmalarý insanýn aklýna acaba bu bakanlýk devletin eðitim kurumlarýnýn bakanlýðý mý özel okul finans kurumu mu? Sorusunu getiriyor. Kamu adýna kamu düþmanlýðý zorlu bir çeliþkidir. Bu çeliþki yaratýcýsýný da yutar. Biraz deðerbilir olmakta yarar var.
ÖV-DER 01.09.2013

 

KILIK KIYAFET

Eski kýlýk kýyafet uygulamalarý öyle sahip çýkýlýp, savunulacak uygulamalar deðildi. Ancak yanlýþ daha büyük bir yanlýþla düzeltilmez. Kýlýk kýyafetin serbest býrakýlmasý doðru bir uygulama deðil. Bu çocuklarýmýzýn, geliþme ve özgürleþme yolunda önünü açma amacý taþýyan bir düzenleme deðil, türbanýn önünü açma ve eðitimin piyasalaþtýrýlmasý amacýna yönelik bir çabadýr.

Okulda olsun; kaderde, kývançta, tasada bir olabilen, baþkalarýný da kendisi görebilen iöðrencilerin derse ve öðrenmeye uyumu yaþam yoluyla saðlanmaktaydý. Bu serbesti ile defileye gider gibi her biri ayrý telden giyinen öðrenciler arasýnda öðrenme amacýný ortaklaþtýrmak bile güç.

Çocuklarýmýz moda yarýþýna girecek, ailelerin gelir daðýlýmý dengesizliði dersliklere yansýyacak, tüketimin pompalanmasýna neden olacaktýr. Bu da çocuklar arasýnda kýskançlýklarýn kýrgýnlýklarýn bütünleþememenin yolunu açacaktýr.

Çocuklar dikkatlerini derslere yoðunlaþtýramayacak, öðretim eðitimin verimi düþecektir. Velilerin yükü artacak, öðrenci ile ailesinin iliþkileri bozulacak ve belki kimi öðrencilerin okulu býrakmalarýna bile neden olacaktýr.

Bütün bu sakýncalar yetmiyormuþ gibi bir de kumpasçý bir anlayýþa pirim verilecektir. Adýný kýlýk kýyafet serbestisi koyduk ya etekler diz üstünde olmayacak, körpecik çocuklar kýsa kollu giysi giyemeyecek. Bir yýðýn denetleme ve sýnýrlama, insanýn sorasý geliyor. Serbestlik böyle mi oluyor? Yoksa bu iki temel amacýn örtüsü müdür: Birincisi, turbana fiilen dokunulmazlýk kazandýrmak. Ýkincisi de çocuklarý tüketim nesnesi olarak görmek...

Bir gece ansýzýn gelebilen baskýn yönetmeliklerle insanlarý ve eðitim alanýný þaþkýna çevirmek yerine velilerden, eðitimcilerden ve giyim uzmanlarýndan oluþturulacak bir kurul aracýlýðý ile üniforma özelliði taþýmayacak, tüketimi körüklemeyecek, çocuklar arasýnda ayrýcalýk oluþturmayacak daha alçakgönüllü ve kolay saðlanabilecek kýyafet belirlenebilir.

Böyle bir yaklaþým, çocuklarýmýzýn marka yarýþý içine girmek, tüketim çýlgýnlýðýna yönelmek yerine; takým olma, birlikte daha pratik yaþama rahatlýðýna kavuþmalarýný saðlar.

Hâlâ zaman geçmiþ sayýlmazý biz öðrenci velileri olarak böyle yetkin kurulca belirlenecek kýyafet birliði öneriyoruz. 02.12.2012

1 Mayýs

1 MayýsTüm Öðrenci Velileri Dayanýþma Derneði (ÖVDER) Genel Baþkaný Enver Önder,
yayýnladýðý bir mesajla "birlik, dayanýþma ve mücadele" günü olan 1 Mayýs Emekçiler gününü kutladý.

Enver Önder mesajýnda "iþsizlik, açlýk, yoksulluk her geçen gün artýðýný belirterek barýþ için, özgürlük için, demokrasi için, iþ için, savaþsýz bir dünyada sömürüsüz, baskýsýz, insan onuruna yaraþýr bir yaþam için mücadelemiz sürecek.
Biz sosyal adalet, eþitlik, özgürlük ve demokrasi istiyoruz.
Biz özgürlükçü, eþitlikçi, sivil demokratik bir anayasa ve yasalar için, Ýnanç ve düþünce özgürlüðü için sesimizi yükseltiyor, Özgürlükten, demokrasiden, barýþtan ve sosyal devletten vazgeçmeyeceðimizi ilan ediyoruz.

ÖVDER'den açýklama

Tüm Öðrenci Velileri Dayanýþma Derneði (ÖVDER) Genel Baþkaný Enver Önder,“Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir devlettir. Eðitim hizmeti vermek devletin en temel görevidir. Kaç kiþiye ne kadar yardým verdiði önemli deðil, önemli olan bu çocuklarý ve aileleri bu yardýma muhtaç býrakmamaktýr” dedi. 20 kiþilik bir sýnýfta 10 öðrencinin yardým almasý durumunda bu öðrencilerin arasýnda zengin ve fakir ayrýmýnýn yaratýlacaðýný da belirten Önder, “Bu çocuklara eþit ve demokratik eðitimi bu þekilde vermek mümkün deðildir. Daha ilköðretim sýralarýnda kast sistemi bu þekilde uygulanmaktadýr. Devlet eðitimi masrafsýz duruma getirdiði takdirde zaten bu yardýmlara ihtiyaç kalmayacaktýr." 01.05.2011